top of page

MARIA MAGDALENA - II

18 Eylül - 7 Ekim 2026

Nilgün Tüzüntürk, elli yılı aşan sanat pratiğinde doğadan insana, hayvanlardan mitolojik ve mistik anlatılara uzanan geniş bir imge dünyasını resmin merkezine yerleştirir. Sanatçının hayal dünyasında yeniden biçimlenen bu unsurlar, figüratif ekspresyonist bir anlayışla tuvale aktarılır. Tüzüntürk için resim, yalnızca sanatsal bir üretim alanı değil; yaşamla kurduğu ilişkinin, duygularının, deneyimlerinin ve inançlarının görünür hâle geldiği bir ifade biçimidir.
 

Sanatçı, resmin yaşamdan ayrı düşünülemeyeceğine inanır. Ona göre sanat, hayatın içinde var olarak, yaşayarak ve deneyimleyerek ortaya çıkar. Resimden heykele, tiyatrodan sinemaya, şiirden operaya ve müziğe kadar farklı sanat disiplinleri, bireysel anlatının ötesine geçerek topluma ulaşma ve sesini duyurma arzusunu taşır. Sanat, izleyicisiyle karşılaştığı ve kolektif yaşamın bir parçasına dönüştüğü ölçüde gerçek anlamını kazanır.

Tüzüntürk’ün sanatındaki dönüşümler, farklı dönemlerde ele aldığı konular ve biçimsel arayışlar üzerinden izlenebilir. 1984–1986 yılları arasında doğa ve insan odaklı figüratif çalışmalar üreten sanatçı, ilerleyen dönemde kübik bir anlatı diline yönelmiş; matador ve boğa figürlerinin öne çıktığı kompozisyonların yanı sıra toplumsal içerikli, insan merkezli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Kübizmin etkilerinin ardından soyutlamaya yönelen Tüzüntürk’ün üretiminde 1990’lı yıllarla birlikte inanç, vahiy, günah ve kurtuluş kavramları belirginleşmeye başlamıştır.
 

1990–1991 yıllarında İncil’in Yuhanna bölümündeki vahiylerden etkilenerek bu anlatıları resmetmeye başlayan sanatçı, söz konusu seriyi 1993 yılında tamamlamış ve çalışmalarını İstanbul’daki Saint Antoine Kilisesi’nde sergilemiştir. Yuhanna’nın vahiyleriyle başlayan bu dönem, zaman içerisinde sanatçının üretiminde önemli bir yere sahip olacak Maria Magdalena figürüne uzanmıştır.
 

Tüzüntürk’ün resimlerinde Maria Magdalena, İsa Mesih ile karşılaşmasının ardından yaşadığı dönüşüm üzerinden ele alınır. Günahkâr bir geçmişten tövbe ve arınmaya uzanan bu anlatı, sanatçının inanç dünyasıyla birleşerek farklı kompozisyonlarda yeniden yorumlanır. Günah, tövbe, bağışlanma ve kurtuluş kavramları Maria Magdalena figürü aracılığıyla görünürlük kazanırken, sanatçı bu dinsel anlatıyı insanın kendi geçmişiyle ve iç dünyasıyla kurduğu ilişkiye dair daha geniş bir sorgulama alanına taşır.
 

Maria Magdalena II, Nilgün Tüzüntürk’ün uzun yıllardır sürdürdüğü bu anlatının devamı niteliğindedir. Sanatçı, Maria Magdalena üzerine gerçekleştirdiği çalışmaların ikinci serisini oluşturan bu sergide, geçmişten bugüne üretiminin merkezinde yer alan insanı; inanç, günah, arınma, dönüşüm ve kurtuluş kavramları etrafında yeniden ele alır. Böylece Maria Magdalena, yalnızca dinsel bir anlatının figürü olmaktan çıkarak insanın kendi geçmişi, inançları ve iç dünyasıyla yüzleşmesinin simgesine dönüşür.

© Copyright, Gala Gallery, 2026. All rights reserved.

Firuzağa Mahallesi 

Çukurcuma Caddesi No:36/A

Beyoğlu İstanbul

Tel: + 90 541 722 07 96

  • Instagram
  • Facebook
bottom of page