
art

Betül Dura
Betül Dura 1995 yılında Ankara'da doğmuştur. İlköğretimini, orta ve lise öğrenimini burada tamamlamıştır. 2014 yılında başladığı resim çalışmalarına, akademik bir yön vermek üzere üniversite sınavlarına girerek, resim bölümünü kazanmıştır. Eğitim hayatı boyunca plastik sanatların her dalında kendisini geliştirmiştir.
2018 yılında "Bakış" adlı eseri ile Erzurum Resim Heykel Yarışması'nda, 2019 yılında ise
"Kendi İçine Dönmek" adlı eseri ile 18. Şefik Bursalı Resim Yarışması'nda ödül kazanmıştır. İlk eser bağışını 2019 yılında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzesi koleksiyonuna yapmıştır.
2015-2019 tarihleri arasında, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü lisans eğitiminden birincilik ile mezun olmuştur. Yüksek lisans eğitimini yine Hacettepe Üniversitesi'nde 2022 yılında tamamlamıştır. Çalışmalarını destekleyen yüksek lisans tez konusu "Grotesk Beden" olmuştur.
Betül Dura, 2020 yılından itibaren Gala Sanat Galerisi bünyesinde resimlerini izleyici ile
buluşturmaktadır. Birçok karma sergilerde ve fuarlarda yer alan sanatçı, ilk kişisel sergisini "Dönüşen Bedenler ile Arayış Serüveni" başlığı altında gerçekleşmiştir. Sanatçının ruh halindeki savrulan süreçleri resimlerinde görmek mümkündür.
Sanatçı, kurucusu olduğu kendi resim atölyesinde hem kişisel üretimlerini sürdürmekte hem de sanat dersleri vermektedir.
Manifesto
Betül Dura’nın sanatsal pratiği; kendisine sunulan hazır kimliklerin, toplumsal kabullerin ve öğretilmiş beden kalıplarının içine sıkışan insanın özgürleşme arayışına odaklanmıştır. Sanatçı, varoluşsal bir başkaldırı niteliği taşıyan bu arayışta, kadın formunu geleneksel estetik anlayışın ve idealize edilmiş güzellik normlarının dışına çıkararak grotesk bir metamorfozla yeniden kurgulamıştır.Beden üzerindeki sorgulamalarında figürler; boynuzlar, tavus kuşları ve balıklar gibi simgesel gücü yüksek unsurların yanı sıra hayvan uzuvlarıyla bütünleşerek hibrit ve sürreal formlara dönüşmüştür. Deformasyon süreciyle parçalanan, çoğalan ve alışılagelmiş sınırlarını yitiren bu yorgun bedenler; izleyiciye içsel bir çatışmayı sunmuştur. Bedenin bu başkalaşımı, yalnızca bir biçim bozumu değil; korku, kaygı ve tekinsizlik çemberinden geçerek kendi hakikatine ulaşma çabasının bir tezahürü olmuştur.
Renklerin dramatik gücü ve biçimsel kurgunun yarattığı atmosferle inşa edilen bu sürreal evrende Betül Dura; insan doğasının baskılanmış, karanlık ve gizemli katmanlarını deşifre etmiştir. Sanatçı, izleyiciyi parçalanmış bedenlerin dönüşüm serüvenine tanıklık etmeye; hem huzursuz edici hem de büyüleyici bir tekinsizliğin içinde kendi içsel hakikatini sorgulamaya davet etmiştir.
























