top of page
WhatsApp Image 2026-08-05 at 10.31.30.jpeg

Çağrı Cengizoğlu

10 Ocak 1998’de Edirne’de doğdu. 2016 yılında Edirne Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesinden, 2020 yılında ise Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun oldu. 2023 yılında Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anasanat Dalı Resim Yüksek Lisans Programını tamamladı. Halen aynı kurumda sanatta yeterlik eğitimine devam etmektedir. 2022 yılından itibaren Gala Sanat Galerisi bünyesinde yer almakta ve üretimlerini de Edirne’de gerçekleştirmektedir. 

Manifesto

Beden, maddeselliği göz önüne alındığında birbirine eklemlenmiş uzuvlar ve organizmaların toplamıdır. Lakin bedeni bir özneye dönüştüren yalnızca maddi bütünlüğü değildir, aynı zamanda tinselliği de dikkate alınmalıdır. Bedenin nesnel yapısı, onun görünen yüzüdür ve ötekinin bakışı da ilkin organizmalar bütünü olan bu kütleye temas eder. Öte yandan bu kütle esasen bedensel sınırları aşıp, dışarı taşarak kültürün içerisinde var olmakta, bir diğeriyle iletişim kurmakta, hissetmekte, düşünmekte, yaşamın edimlerini deneyimlemektedir. Bu anlamda, beden hem bir nesnedir hem de bir özne. Bu nedenle de esasen sürekli dönüşüm geçiren bir canlı. Dönemden diğerine, günden ötekine hem kendi içinde hem de süresiz uzamda ona atfedilenler ile bitmeyen bir metamorfozdur onunki. Öyle ki Antik Yunan’da güç ile ilişkilendirilen beden, Orta Çağ dolaylarında dini anlatılarla yoğurulmuştur. Hemen akabinde Rönesans ile yeniden doğup, bambaşka bir niteliğe bürünür ve aydınlanma rasyonalitesiyle aklın egemenliğine girer. Sanayileşen dünyada alın terinin ve emeğin timsaline dönüşür ve nihayetinde de postmodern kültürün tüketim nesnelerinden birine evrilir.

 

Bu süreçte beden ise bireyi tanımlayacak, onun hakkında fikir edinilebilecek bir vasıta, teknolojik bir cihaz gibi nesneleşir. Beden, günümüz toplumunda sermayeyi elinde bulunduranlar tarafından kapitalist amaçlara hizmet eden projelerle şekillendirilir. Zira bu zaman zarfında özne, medyanın etkisinde kalarak kendi bedenine yönelir ve evvelinde fark etmediği yahut göz ardı ettiği kusurlu taraflarını görmeye başlar. Gündelik yaşamda durmaksızın tekerrür eden reklamlar ve görseller, bedensel tüketimi öğütlemektedirler ve öznenin kendi bedeninde kusur araması ve buna takıntı beslemesi, gene bu kanallar aracılığıyla aktarılan gizli iletilerle gerçekleşmektedir. Nitekim birey, medya vasıtasıyla kendisine sunulanları bir ideal olarak algılamakta ve toplumsal yapı içerisinde bir onay ve kabul görebilmek amacıyla da tüm bu dayatılanları yerine getirmektedir. Belki farkında olarak belki de olmadan kültürün içerisinde biçimlenmektedir. Bireyi ve bedenini şeyleştiren bu endüstri pratikleri, Adorno ve aynı çatıyı paylaştığı diğer eleştirel teori düşünürlerine göre ise aydınlanma rasyonalitesinin araçsal aklından ileri gelmektedir. Rasyonalist akıl, günümüzün kapitalist koşullarında merkeze sömürüyü yerleştirir ve bireyi niceliksel değeriyle kavrar. Teknik yeterlik gözetir ve bireye başat tinselliği gör ardı ederek kişiyi değersiz bir konuma sürükler. Bu, modern sanayi toplumunun egemen düşünce yapısıdır ve tahakküm aygıtlarıyla dolaysız bir ilişkisi bulunmaktadır. 

© Copyright, Gala Gallery, 2026. All rights reserved.

Firuzağa Mahallesi 

Çukurcuma Caddesi No:36/A

Beyoğlu İstanbul

Tel: + 90 541 722 07 96

  • Instagram
  • Facebook
bottom of page