top of page
WhatsApp Image 2026-06-16 at 16.54.53.jpeg

Ahmet Kolburan

Ahmet Kolburan, 1988 yılında Kocaeli’nin İzmit ilçesinde doğdu. 2014 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Sanatçı, çalışmalarını İstanbul’da sürdürmekte olup üretimlerinde bireysel ve toplumsal dönüşümleri odağına almaktadır.

 

Kolburan, 2012 yılından bu yana Tunus Uluslararası Plastik Sanatlar Festivali, Akçaabat Resim Çalıştayı ve Artist İstanbul Sanat Fuarı gibi ulusal ve uluslararası birçok etkinlikte yer aldı. Art Contact İstanbul ve Bodrum Çağdaş Sanat Fuarı’nın yanı sıra, 2024, 2025 ve 2026 yıllarında ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı’nda eserlerini sergiledi. 2025 yılında ise ArtNouva Çağdaş Sanat Fuarı’na katıldı.

 

Sanatçı, Aysel Gözübüyük Galeri, Terakki Vakfı Sanat Galerisi ve Galeri Soyut gibi çeşitli galerilerde düzenlenen karma ve ortak sergilerde yer aldı. 2016 yılında Kursart Sanat Galerisi’nde, 2018 yılında ise Kuzguncuk Nail Kitabevi’nde gerçekleştirdiği “Döküntü” başlıklı kişisel sergileriyle dikkat çekti. Ayrıca Bayan Yanı Sanat Galerisi ve Gala Galeri’de düzenlenen karma sergilere katıldı. Ahmet Kolburan, çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir.

Manifesto

Ahmet Kolburan’ın sanatsal pratiği, yüzeylerin altında saklı kalan izleri, katmanları ve hafızaları ortaya çıkarmaya yönelir. Tuval, üst üste binmiş zamanların, silinmiş kararların, unutulmuş imgelerin ve yarım kalmış hikâyelerin taşıyıcısıdır. Her katman bir hafızaya, her kazıma ise bir hatırlama girişimine karşılık gelir.

Çalışmalarında yer alan tavşan figürleri; korkunun, sezginin ve dönüşümün biçimleri olarak ortaya çıkar. Yüzeyin altında uzun süredir bekleyen ve görünür olmayı arayan imgeler gibi varlık gösterirler.

 

Üretim sürecinde figür önceden belirlenmiş bir biçim olarak kurulmaz; süreç içerisinde aranır ve ortaya çıkar. Boya sürmek kadar boyayı sökmek, gizlemek kadar açığa çıkarmak da resmin parçasıdır. Yüzeyde görünen her iz, altında kalan başka katmanlarla birlikte varlığını sürdürür.

 

Çatlaklar, eksik kalan alanlar ve yarım kalmış formlar çalışmaların önemli unsurlarıdır. Katmanlı ve değişken yapısıyla yaşamın kendisi, bu yüzeylerde karşılığını bulur.

Renkler belirli nesneleri ya da durumları temsil etmek amacıyla kullanılmaz. Her renk, doğrudan duygusal bir karşılık olarak resimde yer alır. Aşınmış yüzeyler ve izler, geçmişe duyulan özlemi değil; her şeyin altında başka bir görüntünün, başka bir katmanın ve başka bir hikâyenin varlığını işaret eder.

Çalışmalar, görünenden çok görünmek üzere olana odaklanır. Bir tavşanın kulağı, bazen bütün bedeninden daha güçlü bir imgeye dönüşebilir; bir boşluk ise bir figürden daha fazla şey söyleyebilir. Resim, dünyanın görünen yüzünü yeniden üretmekten çok, onun altında varlığını sürdüren izleri araştıran bir keşif alanı olarak ele alınır.

© Copyright, Gala Gallery, 2026. All rights reserved.

Firuzağa Mahallesi 

Çukurcuma Caddesi No:36/A

Beyoğlu İstanbul

Tel: + 90 541 722 07 96

  • Instagram
  • Facebook
bottom of page